HaberlerSon Dakika Gelişmeleri

CHP kurultayında Özgür Özel kritik tarih verdi

CHP'nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada kurultay için net bir tarih açıkladı. Seçime girme yeterliliğinin tehlikeye girdiğini vurgulayan Özel'in bu açıklaması, CHP içindeki derin gerilimi bir kez daha gün yüzüne taşıdı.

CHP‘nin son seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, 9 Haziran 2026 tarihinde TBMM kürsüsüne çıkarak partinin geleceğine ilişkin kritik mesajlar verdi. Gerginlikle geçen sabah saatlerinin ve Meclis Dikmen Kapısı önünde toplanan kalabalığın ardından gerçekleşen grup toplantısı, salt siyasi bir toplantının çok ötesine geçerek adeta bir irade sınavına dönüştü. Özel’in kürsüde dile getirdiği kurultay tarihi ve seçime girilmesinin tehlikeye girdiğine dair uyarıları, CHP’nin içinde bulunduğu hukuki ve siyasi krizin derinliğini tüm kamuoyuna bir kez daha hatırlattı.

CHP kurultayında Özgür Özel

Kürsüye çıkış bir irade gösterisine dönüştü

Özgür Özel, grup toplantısı salonuna milletvekillerinin yoğun alkış ve ıslıkları arasında girdi. Kürsüye çıkmadan önce, tam 1 yıl önce 9 Haziran’da hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in fotoğrafının bulunduğu sıraya oturdu. Özel, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın duyurusuyla kürsüye geçerek konuşmaya başladı. Özel, bu konuşmanın kendisi için bir zafer olmadığını vurgulayarak asıl zafer ve anlamın, Dikmen Kapısı önünde toplanan binlerin ve ülke genelindeki milyonların demokrasiye olan inancında yattığını söyledi. Aynı zamanda kürsünün seçilmişlerin yeri olduğunu ve bu iradenin hiçbir şekilde yok sayılamayacağını güçlü biçimde ifade etti. Konuşmanın arka planında ise Özel’in Manisa’da Ferdi Zeyrek’in vefat yıldönümüne katılmak için bulunmadığı süreden yararlanılarak grup toplantısı ile ilgili olarak alınan tartışmalı kararlar yatıyordu.

Seçime girme yeterliliği tehlike altında

Özel’in konuşmasının en kritik bölümünü, seçim hukukuna ilişkin uyarısı oluşturdu. Siyasi Partiler Yasası’nın 36. maddesi uyarınca bir partinin seçime katılabilmesi için belirlenen kurultay yükümlülükleri, CHP açısından artık can alıcı bir noktaya ulaşmış durumda. CHP’nin son geçerli kurultayının Temmuz 2020’de yapılan 37. Olağan Kurultay olduğu kabul edildiğinde, yasada öngörülen azami 6 yıllık sürenin Temmuz 2026’da dolacağı ortaya çıkıyor. Özel bu durumu açıkça dile getirerek şunu söyledi: Kurultayın 26 Temmuz’u geçirmemesi gerektiğini ve seçime girmenin tehlikeye girdiğini. Aralarında tanınmış kamu hukukçularının da bulunduğu hukuk çevrelerinin büyük çoğunluğu, kurultayın yapılmamasının değil yapılmasının zorunlu olduğu görüşünde birleşiyor. Bu bağlamda Özel, Kılıçdaroğlu ekibinin “tedbir kararı devam ettiği için risk yok” argümanını kabul etmediğini de açık biçimde ortaya koydu.

Yargı ve kumpas söylemi

Özel, yargı süreçleri ve İstinaf Mahkemesi’nin aldığı kararı da doğrudan hedef aldı. Hiçbir seçilmişin koltuğunun seçim hukuku güvencesinde olamayacağı bir ortam yaratıldığını ileri sürerek bunun CHP’ye özgü değil, ülkenin bütününe yönelik bir tehdit olduğunu savundu. Son 4 kurultayın geçersiz sayılması üzerine kurulan tablonun ardında, muhalefet partisini seçimsizleştirme ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı rakipsiz bırakma amacının yattığını net ifadelerle ortaya koydu. Özel ayrıca ölmüş kardeşi olarak nitelendirdiği Ferdi Zeyrek’e yönelik iftira iddialarına da sert yanıt vererek “Ölmüş kardeşime iftira atıldığını” söyledi ve bunları yapanlara hakkını helal etmeyeceğini vurguladı. Bu çıkış, CHP içindeki güç mücadelesinin kişisel ve duygusal boyutlarını da gözler önüne serdi.

CHP kurultayı

Kurultay hesabı ve imza süreci

Özel cephesinin olağanüstü kurultay için gereken imza sayısına çoktan ulaştığı biliniyordu; bu imzalar haziran başından itibaren noter onaylı olarak toplanmaya başlandı. Kurultay çağrısı için 111 milletvekilinin de imzasını koyduğu talep dilekçesinin yetkili makamlara iletilmesi bekleniyor. Ne var ki kurultay hesabı, delegasyon tartışmaları nedeniyle karmaşık bir görünüm arz ediyor; 2020 sonrası kurultayların geçersiz sayılması, delege listesini ve dolayısıyla gereken imza sayısını belirsiz kılıyor. Kılıçdaroğlu ekibi ise kurultay sürecinin hukuki alt yapısı tamamlanmadan adım atılmaması gerektiğini savunmaya devam ediyor. Olası bir oy birliği sağlanamadığı takdirde sürecin yargıya taşınacağı da gündemdeki yerini koruyor.

Milletin önünde kimse duramaz

Özel, konuşmasını “Herkes bilsin ki milletin yürüyüşüne kimse set çekemez. Önümüzde duran bu milletin ayaklarının altında kalır” sözleriyle tamamladı. Bu ifadeler, uzun süre güncelliğini koruyacağa benzer; zira hem CHP tabanının hem de muhalefet seçmeninin beklentilerini tek cümlede özetler nitelikte. Önümüzdeki süreçte Kılıçdaroğlu ekibinin 26 Temmuz’a kadar kurultay yapıp yapmayacağı, siyasi gündemi en yoğun biçimde meşgul edecek konu olma özelliğini sürdürecek. CHP’nin kurultay yaparsa meşruiyetini tazeleyeceği, yapmazsa seçim dışı kalma riskiyle yüz yüze geleceği değerlendirildiğinde, Özgür Özel’in verdiği tarih gerçek anlamda tarihi bir eşiğe işaret ediyor.

Sıkça Sorulan Sorular

CHP neden 26 Temmuz’a kadar kurultay yapmak zorunda? Siyasi Partiler Yasası’nın 36. maddesi, partilerin seçime katılabilmesi için belirli aralıklarla kurultay yapmasını zorunlu kılıyor. CHP’nin son geçerli kurultayının Temmuz 2020 tarihli olduğu kabul edildiğinde, yasada öngörülen 6 yıllık azami süre Temmuz 2026’da dolacak; bu tarih geçilirse partinin seçime katılma yeterliliğini yitireceği ileri sürülüyor.

Mutlak butlan kararı ne anlama geliyor? İstinaf Mahkemesi’nin verdiği mutlak butlan kararı, 2020 sonrasında yapılan kurultayları geçersiz sayıyor. Bu kararın uygulanması, CHP’de hem meşruiyet krizine hem de delege listesi belirsizliğine yol açtı; aynı zamanda Özgür Özel’in genel başkanlığının sona ermesine ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu karara dayanılarak göreve getirilmesine zemin hazırladı.

Özgür Özel neden Meclis’ten yönetmeyi tercih ediyor? Özel, genel merkezin fiilen başka bir siyasi irade tarafından kontrol edildiğini ileri sürerek yasama çatısını hem sembolik hem de hukuki açıdan meşru bir merkez olarak kullanıyor. TBMM kürsüsünde konuşma yapması ve milletvekilleriyle buradan örgütlenmesi, bu stratejinin en somut yansıması olarak değerlendiriliyor.

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Sitemizin devamlılığı için lütfen reklam engelleyicinizi kapatın